Sadece FENERBAHÇE…!
- Kategori : Fenerbahçe SK,Genel
- Yorum Yok
- 7 views kez Okundu
01 Mayıs
2012Aziz Yıldırım'ı büyük ve itaatsiz yapan Fenerbahçe'dir. Fenerbahçe'yi büyük ve itaatsiz yapan sen, ben, biz. Emek bayramın kutlu olsun Fenerbahçeli…
Yukardaki cümleyi aylardır milyonlarca defa söyledik ama karartıcı medyanın kapattığı ‘idrak yollarınız’ yüzünden ilk defa duymuş gibi şaşırıyorsunuz. Çünkü, kolunuzdaki serumdan düzenli olarak vücudunuza gönderilen şey; ‘’Bunlar Fenerbahçeli değil, bir avuç Aziz Yıldırım’cı…’’
Hepimiz biliyoruz ve kabul ediyoruz ki bu ülkenin çok güçlü bir iktidarı bir de paralel iktidarı var. Gündemi istediği gibi uzatan, kısaltan, eğip büken, kısaca ‘belirleme’ gücüne sahip olduklarını da söylemeye gerek yok.
Yıllardır yapılan haksız, hukuksuz ve adaletsiz bir çok operasyon, başa gelen bir sürü yanlış iş hep bu gündemi belirleme gücü sayesinde başarılı şekilde gözden uzaklara itildi.
Medya’nın topyekün ele geçirilmesi ya da en azından korkudan etkisizleştirilmesi ile bomba etkisi yaratması beklenilen olayların üstü kapatıldı, unutturuldu.
DOĞA İÇİN ÇAL 4 – SELVİ BOYLUM AL YAZMALIM
- Kategori : Kültür / Sanat,Video-Müzik
- Yorum Yok
- 28 views kez Okundu
11 Nisan
2012NEY Gel Gör Beni Ney Severler Dinlesin
- Kategori : Kültür / Sanat
- Yorum Yok
- 15 views kez Okundu
09 Nisan
2012BİLDİRİ – ÜFLEMELİ ATEŞ SÖNDÜRÜCÜLER
- Kategori : Fenerbahçe SK
- Yorum Yok
- 42 views kez Okundu
29 Mart
2012
Hani siz ezeli rakip ebedi dosttunuz? Hani güya yere göğe sığdıramadığınız bir asaletiniz vardı?
Vecdi Bey Çanakkale’de, Mehmet Refik Bey Kafkas Cephesi’nde, Sadi Bey Sakarya’da bunun için mi şehit oldu?
“Galatasaray bir halatı hep birlikte çekenlerin, hep birlikte üzülüp, hep beraber sevinmesini bilenlerin takımıdır.” dememiş miydi Baba Gündüz?
Hani “Gayın Sin” beraberliğin sembolüydü? Padişah baskısı nedeniyle vazgeçmek zorunda kaldığınız bayrak rengimiz KIRMIZI BEYAZ’dan sonra, SARI LACİVERT ilk kullandığınız renklerden değil miydi?
Aynı bayrağın altında yürümek neden bu kadar zor geldi şimdi? Cadde'ye, Köprü’ye yürüyen FENERBAHÇE’lilerle kol kola neden bir SARI KIRMIZI parçalı formalı olamadı?
Apaçık iğrenç bir düzen olduğu besbelli bir komplonun direnişçisi olmak yerine, neden oyuncağı olmayı tercih ettiniz?
Daha Temmuz’un 4’ü 5’i gibi yazmaya başlamadınız mı o çok sevdiğiniz Fransızca’yla UEFA’ya ağlak mektupları!.
İlk destek veren olup Türk futbol tarihinin seyrini değiştirme fırsatınız varken, ilk hançeri vurmak gerçekten de acıtmadı mı içinizi?
“Üflemeyle sönmeyecek ateş” dediğiniz yangına, körüğü falan da bırakıp elinizde benzin bidonlarıyla koşa koşa gitmek yakıştı mı size?
Anlamadınız mı o ateşin kıvılcımlarının sizi de saracağını? Bilemediniz mi en dehşetli yangına bile direnirken FENERBAHÇE, tek kıvılcımın bile kağıttan kulelerinizi küle çevireceğini?
Spor alanlarında bileğini bükemediğiniz rakibinizi adi bir kumpas tezgahında yok etmeye çalışmak size ALİ SAMİ YEN’in miras bıraktığı sportmenliğin ruhuna pilav pişirmek değil mi?
Yalan, dolan, iftira jurnallerle hazımsızlıklarını tedavi etmeye kalkanlara kucak açıp, bağrınıza basmadınız mı?
Kokuşmuş içki masalarında aslında komşunuzu, amcanızı, kardeşinizi özünde karakterinizi satmadınız mı?
Eski başkanınız “Bunlar benim başıma gelseydi beni Metris’in zeminine gömüp üstüme beton dökerlerdi” demedi mi? Yeni başkanınız “Ben yaşasaydım bunları ikinci gün kapının önündeydim” diye bahsetmedi mi vefanızdan?
Krallarınız, imparatorlarınız nefret gömleklerini çıkarıp haksızlığa karşı tek kelime edebildiler mi?
Oysa ki yaşasaydı en önünde olurdu Çağlayan Konvoyu’nun Metin OKTAY! Jübilesinde formasını değiştirdiği Can BARTU’nun koluna girip, cesaretle yürürdü adaletsizliğe karşı!
Sizin içinse artık çok geç! Zaten sahada ezeli rakip olma vasfınızı yitirmeye başlamıştınız..
Ebedi dost olmanız da çok zor artık! "Galata" "Sarayı"nın efendileri’ydiniz bir zamanlar..
Şimdiyse başka başka efendilerin acınacak kulları!
12 Numara
Nasıl Yapılır ?
- Kategori : Kültür / Sanat
- Yorum Yok
- 39 views kez Okundu
10 Mart
2012
400 Sene Sonrasına Mektup
Bir Mimar Sinan eseri olan Şehzadebası Cami´nin 1990´li yıllarda devam eden rest…orasyonunu yapan firma yetkililerinden bir inşaat mühendisi, caminin restorasyonu sırasında yaşadıkları bir olayı tv´de şöyle anlatmıştı.
Muhteşem Dans
- Kategori : Kültür / Sanat,Video-Müzik
- Yorum Yok
- 49 views kez Okundu
27 Şubat
201221 Şubat
2012
Rus bilim adamları, 32 bin yıl önce sincapların donmuş topraklara depoladıkları meyveden bitki büyüttüklerini açıkladılar.
Rus Hücre Biyofizik Enstitüsü araştırmacıları, meyveyi Sibirya'daki Kolmya nehri kıyılarında daha önce mamut kemiği aranan bir bölgede bulduklarını belirterek, meyveden karanfil ailesine mensup "Silene stenophylla" bitkisini yetiştirmeyi başardıklarını kaydettiler.
Çalışmalarını Ulusal Bilimler Akademisi dergisinde (PNAS) yayınlayan Rus bilim adamları, bunun hayat kazandırılan en eski bitki materyali olduğunu belirttiler. Bundan önce İsrail'deki Masada'da 2 bin yıl önce depolanmış tohumlardan palmiye ağacı yetiştirilmişti.
Araştırma ekibinin başkanı Profesörü David Giliçinski ise makale yayınlanmadan birkaç gün önce öldü.
Giliçinski ve ekibi makalelerinde, nehir kıyısında sincapların açtığı 70 civarında kış uykusu yuvası bulduklarını belirterek, bugünkü toprak seviyesinden 20 ila 40 metre aşağıda mamut, tüylü gergedan, bizon, at, geyik gibi memeli hayvanların kemiklerinin bulunduğu katmanlardaki sincap yuvalarında o dönemin faunasının diğer temsilcilerinin kalıntılarının yanı sıra meyve kalıntıları da bulunduğunu kaydetti.
Meyvede tohum yapan organ olan plasentadan donmuş hücreleri alıp Moskova'daki laboratuvara götürdüklerini belirten araştırmacılar, daha sonra hücrelerin buzunu çözüp, özel kültür kaplarının içinde büyütmeye başladıklarını ve bitkinin kısa süre içinde güçlenip, çoğaldığını anlattılar.
Rus bilim adamlarının bu çalışması bazı bilim çevrelerince kuşkuyla karşılandı. İngiltere'nin prestijli Reading Üniversitesi'nden tohum uzmanı Alastair Murdoch, çalışmaya ilgili olarak, "Bu bizim beklentilerimizin ötesinde" diye konuştu.
İşte Aziz Yıldırım’ın mahkemede okuduğu şiir
- Kategori : Fenerbahçe SK,Haberler
- Yorum Yok
- 37 views kez Okundu
21 Şubat
2012
Aziz Yıldırım, mahkemede Nazım Hikmet'in 'Hapiste yatacak olana bazı öğütler' adlı şiirini okudu…
İşte o şiir:
HAPİSTE YATACAK OLANA BAZI ÖĞÜTLER
Dünyadan, memleketinden, insandan
umudum kesik değil diye
İpe çekilmeyip de
Atılırsan içeriye,
Yatarsan on yıl, on beş yıl
Daha da yatacağından başka,
'Sallansaydım ipin ucunda
Bir bayrak gibi keşke''
Demiyeceksin,
Yaşamakta ayak direyeceksin.
Belki bahtiyarlık değildir artık,
Boynunun borcudur fakat,
Düşmana inat
Bir gün fazla yaşamak.
Aziz Yıldırım savunma verdi / Evet örgüt lideriyim!
- Kategori : Fenerbahçe SK,Haberler
- Yorum Yok
- 50 views kez Okundu
21 Şubat
2012
Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım savunma vermeye başladı.
23′ü tutuklu 93 sanığın yargılandığı şike davasının altıncı duruşması Çağlayan’daki İstanbul Adalet Sarayı’nda yapılıyor. Fenerbahçe Başkanı Aziz Yıldırım savunma vermeye başlarken Mahkeme Başkanı Mehmet Ekinci’nin Fenerbahçeli yöneticileri dışarı çıkarmak istemesi üzerine Yıldırım, “Burada yargılanan Fenerbahçe” dedi. Ekinci ise “Burada ben konuşursam herkes susar” ifadelerini kullandı.
Aziz Yıldırım savunması sırasında Fenerbahçe’nin puan kaybettiği maçlara ilişkin iddianamede hiçbir şey olmadığını belirterek “25 milyon susuyorsa biz cezaevinden bir mesaj vermediğimiz içindir. Savcı, Fenerbahçe’nin örgüt, amacının da Şampiyon olmak olduğunu iddia etmiştir. Bu operasyon Fenerbahçe ve Aziz Yıldırım’a karşı yapılmıştır” dedi.
Galatasaray’ın şike yaptığını kanıtlayacağım
Aziz Yıldırım, Galatasaray’ın şike yaptığını gösterip Fenerbahçe’nin şike yapmadığını kanıtlayacağını iddia ederek “Bugün tarihi bir gün yaşıyoruz, kendimi ve kulübümü savunacağım. Basın, gazete satmak için ailemiz olduğunu düşünmeden yıpratıcı haberler yapıyor. Hasta olmadığım halde hastalandığım yazıldı. Düşmana inat, bir gün fazla yaşamak. Fenerbahçeli olmayı her zaman, herşeyin üzerinde tuttum. Fenerbahçe artık sadece Spor Kulübü olarak kalmayacaktır. Polis fezlekesiyle Fenerbahçe Kulübünden TFF savunma istiyorsa, o zaman bu dava şahıs değil Fenerbahçe davasıdır. Aziz Yıldırım’ın şahıs akıbetinin önemi yoktur. Fenerbahçe camiasının, koca çınardan tek bir yaprak koparılmasına izin vermeyecektir. Fenerbahçe sadece sportif alanda değil, sosyal alanda da her türlü yer alacaktır. İnsanlara Türklük gücü ve yaşama umudu veren Fenerbahçe, halkın sevgilisi olmuştur. Fenerbahçe Kuvayı Milliye ruhunun temsilcisi oldu. Fenerbahçe, Türk olmayı her şeyin üstünde tutan gençler tarafından kurulmuştur. Bize saldırının temel nedeni, kuruluş yıllarındaki felsefemizdir. Buradan temiz çıkacağımızı ifade etmek isterim. Dar ağacında olsak bile son sözümüz Fenerbahçe olacak. Ben ve arkadaşlarım hiçbir zaman Fenerbahçe’yi kötü durumda bırakacak eylemlerle bulunmadık” diye konuştu.






